Muhasebe mali müşavir bürolarının yoğun işlerini geride bırakmak üzere olduğumuz bugünlerde yeni yazım ile karşınızdayım. İki ay kadar önce son yazımı yazmıştım. Mesleğim icabı ara verdiğim için özür dileyerek siz okuyucularımın karşısındayım.
* * * *
Bu yazımda hem mesleğimi yakından ilgilendiren hem de yerel sorun olan önemli bir konuyu irdelemek istiyorum: ilçemizde bir türlü açılamayan daha doğrusu açtırılmayan SGK bürosu.
İl merkezine 20 dakikalık bir mesafede olmasına ve ulaşım sorunu olmamasına rağmen Eğirdir ilçesinde SGK bürosu açılalı bir yıldan fazla zaman oldu. Eğirdir ile birlikte Yalvaç’ta da açılması için SGK İl Müdürlüğünce yapılan çalışmalar hala sonuçlanmadı pardon sonuçlandırılması engellendi. Neden? İlçemiz kökenli iktidar partisi milletvekili ile ilçemizin muhalefet partisi mensubu belediye başkanı arasındaki çekişme nedeniyle. Bunun başkaca bir sebebi yok. Sorsan her ikisi de kendince haklı. Sağır sultan bile; ilçemizde SGK bürosunun açılmama nedenini duydu ve artık herkes biliyor. Ama hala sürtüşme devam ediyor. Sen yapsan ne olur, bir başkası yapsa ne olur? Ama olmaz; ben yaptım oldu, ben dedim oldu veya benim adamıma yarasın zihniyeti var ya. O zihniyetin bir başka tezahürü aslında bu yaşananlar. Bizden çok küçük olan Şarkikaraağaç’ta bile açılan büro, sadece bu sürtüşme nedeniyle ilçemizde hala açılamıyor.
İlçemiz halkı, yeni doğan çocuğun karne işleminden tutun da sağlık ödemesi evraklarının teslimine kadar bir çok basit işlem için Isparta’ya gitmek zorunda kalıyor. Pazartesi ve Cuma günleri ilçemize gelen SGK personeli Recep Bey’in kendi üstün gayretleri ile insanımıza yardımı da olmasa, ilçe halkının işi gerçekten zor.
Bu konunun çözümü için şahsım adına acizane teklifim var; SGK İl Müdürümüz Kızılay’dan prefabrike bir oda veya çadır temin edip, Yalvaç’ta Anlatan Meydanı’na koydursa çok güzel olur. Adı üstünde Anlatan Meydanı; ilçe dışından gelip de soranlara bu ilçe halkının yaşadığı rezilliği anlatır. Böylece bu işi sürüncemede bırakanlar, insafa gelip bu işi bir an önce çözüme kavuştururlar. Hem de iki tarafın da istediği olmamış olur.
Diğer ilçelerden daha önce hak ettiğimiz SGK bürosu, ilçemizde hemen açılmalıdır. SGK İl Müdürlüğü’nü rahat bırakın. Yeter artık herkes kendi işine baksın; bu millete ve ilçemize gölge etmeyin; başka ihsan istemeyiz.
Bu olay bile insanlarımızı politikadan, devlet yönetimine talip olanlardan soğutmaya küçük bir örnektir aslında. Hangi partiden olursa olsun bir bölgenin veya ilçenin yerel yöneticileri ile merkezi yönetim nezdinde ki temsilcileri birlikte, el ele, karşılıklı görüşmelerle sorunların çözümüne el atsa veya yeni proje ve yatırımlar konusunda birbirlerine destek olsalar kötü mü olur?
1990 öncesinde görev yapmış olan Refah Partili Şanlıurfa Belediye Başkanı H.İbrahim Çelik, kendi ilinin ANAP’lı milletvekiline kapatılan bir fabrikanın nedeni sorduğunda “ O fabrika açık kalsın da, akşam evine dönen işçiye nereden geliyorsun diye sorduklarında Erbakan’ın açtığı fabrikadan geliyorum mu desin? Hayır biz bunu dedirtmeyiz” İşte ülkemiz yöneticilerinin veya yönetime talip olan bazılarının genel zihniyeti bu; kendinden olmayan veya kendisinin yapmadığı hiçbir eserin veya hizmetin ülkemizde yaşama şansı yoktur,
Seçim yatırımı denilen ve insanlarımızı yanıltmaya yönelik vaat ve konuşmaları kim yapacak o zaman değil mi? Yanlış düşünen insanlar, bir gün aday oldukları veya seçildikleri zaman “ben sizin için şunu yaptım, sizin için şuna engel oldum…” şeklinde nutukları kime atacaklar değil mi? Zaten insanımız geçim sıkıntısında. Fazla kafa yormadan çok güzel nutuk atan kim olursa ona oyunu veriyor; görevim bitti sanıyor. Halbuki her seçmen oy verdiği veya vermeyi düşündüğü adayın sözlerini, vaatlerini, projelerini incelese, değerlendirse ve ona göre oy verse bu sıkıntılar bir nebze aşılabilir. Böylece seçilen temsilci veya yönetici de ileride seçmene, millete hesap vereceğini bilir ve buna göre milletin menfaatleri için her türlü gayreti gösterir. Yakın zamanda yaşanmakta olan bu ve benzeri olayların da önüne geçilmiş olur.